Şiirler Kapınızı Çalıyor

Bir bakışta tümüyle okunan ve algılanan eserler egemenlik tahtına çıkıp oturmuş görünüyorlar. Ve oradan yakın zamanlarda inecek gibi de görünmüyorlar.


İzlediğimiz filmler, okuduğumuz roman ve öyküler kadar şiirler de bizi derinden etkiler. ‘Bir kitap okudum, hayatım değişti.’ lafını siz de diyebilirsiniz, elbet. Üstelik bu sözü kitaplar kadar bugün filmler için, şarkılar için ve tabii şiirler için uyarlayıp söyleme olasılığı ve olanağı her zamankinden daha fazladır.

Özellikle hayatlarımızda internet ve dijital imkân ve ihtimallerin giderek daha genişleyip yoğunlaştığı günümüzde yukarda sözü edilen ‘fazlalık’ sıradan bir söylem değildir. En çok klasik anlamda kitap delisi olan kişilerin bile artık bu huylarından ister istemez vazgeçerek internet ve dijital okumalara yöneldiği düşünüldüğünde bu hakikat daha iyi anlaşılacaktır.

Konunun bir başka yanı da, bilim insanları tarafından henüz yeterince ele alınıp incelenmemiş durumda olsa da, seller sular gibi her gün bize akan bilgi ve paylaşımların artık uzun uzun okuma alışkanlığının sonunu getirmekte olduğudur. Bir anda okuyuvermek ve sonra da öbürüne geçmek… Galiba bu çok yoğun ve çeşitli bilgi akışının bizleri getirdiği en olumsuz nokta da budur.

Gelinen bu nokta, eski alışkanlıkların hâlâ etkisindeki bizlere göre gerçekten kötü ama belki buradan çok iyi ve hayırlı sonuçlar da çıkabilecektir. Görünen o ki zaten kısa olan edebi türlerin talih çizgisini olumlu yönde, dünden bugüne hiç olmadığı kadar, değiştirdiği ve giderek daha da değiştireceğidir. Bir bakışta tümüyle okunan ve algılanan eserler egemenlik tahtına çıkıp oturmuş görünüyorlar. Ve oradan yakın zamanlarda inecek gibi de görünmüyorlar.

 

poetry-688368.jpg

 

Kısanın Egemenliğinden Şiirin Yeniden Doğumuna

Yukarıdaki girişten sonra sözü asıl konumuza getiriyoruz. Kısa olan edebiyat eserleri içinde yıldızı en çok parlayan şiirdir. Şimdi dönüp geri bakalım. Bugüne değin okuduğumuz uzun denebilecek şiirler de vardır ama onlar da dâhil olmak üzere şiir denen tür, diğer edebi türlere nazaran daha kısadır. Hem de oldukça kısa!

Bu noktada aynı şairden birkaç örneğe tekrar bakalım. Cahit Sıtkı Tarancı hepimizin bilip tanıdığı şairlerimizden olduğu için kendisinden iki örnek alıyoruz:

Örnek: 1.

 

Gün Eksilmesin Penceremden

 

Ne doğan güne hükmüm geçer,

Ne halden anlayan bulunur;

Ah aklımdan ölümüm geçer;

Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

 

Ve gönül Tanrısına der ki:

– Pervam yok verdiğin elemden;

Her mihnet kabulüm, yeter ki

Gün eksilmesin penceremden!

 

 

Örnek 2:

 

Otuz Beş Yaş Şiiri

 

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,

Gözünün yaşına bakmadan gider.

 

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?

Ya gözler altındaki mor halkalar?

Neden böyle düşman görünürsünüz,

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

 

Zamanla nasıl değişiyor insan!

Hangi resmime baksam ben değilim.

Nerde o günler, o şevk, o heyecan?

Bu güler yüzlü adam ben değilim;

Yalandır kaygısız olduğum yalan.

 

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;

Hatırası bile yabancı gelir.

Hayata beraber başladığımız,

Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;

Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

 

Gökyüzünün başka rengi de varmış!

Geç fark ettim taşın sert olduğunu.

Su insanı boğar, ateş yakarmış!

Her doğan günün bir dert olduğunu,

İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

 

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!

Her yıl biraz daha benimsediğim.

Ne dönüp duruyor havada kuşlar?

Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?

Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

 

Neylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında.

 

Bu örneklerden giderek şiirin bugünkü egemenliğini tekrar görebiliyoruz. Burada uzun kabul ettiğimiz şiir bile bildiğimiz en kısa öykü ve roman yanında ‘kısacık’ kalmaktadır. Ama başka bir şeyi daha görebiliriz bu örneklerden hareketle. Burada olduğu gibi, şiirlerin uzun sayılabilenleri bile öykü ve romanlara göre çok kısa sayılabilecek durumda olmasına rağmen, günümüz koşullarında, kısa şiir uzun olana göre çok daha fazla okunup anlaşılma şansına sahiptir. Bu da meselenin bir başka boyutudur. Anlaşılıyor ki gelecek kısa ve öz olan şiir ve şiir gibi kısa-özlü metinlerindir.

Durum buysa buradan geleceğe dönük bir ufuk çizip kendimize kalıcı bir rota çıkarabiliriz. Anlatmak istediğimiz her şeyi şiir yoluyla ifade edebiliriz. Bu hem bizim için duygu ve düşüncelerimizde bir yoğunlaşmayı ve onlarda arıtmayı doğuracaktır. Hem de diğer insanlar tarafından kolayca anlaşılmamızı sağlayacaktır. Dinlenme ve okunma açılarından en şanslı kimseler biz oluruz böylece.

Analiz etmeye çalıştığımız bu gelişmeler şiirin yeniden ve daha güçlü doğumunu bize müjdeliyor gibidir. O halde bu rüzgârdan nasıl yararlanabiliriz?

Öncelikle diğer insanlarla beraber yaşayan canlılar olarak sosyal olduğumuz gerçeği birincil öneme sahiptir. Çünkü ne olursak olalım önce ve önemle başkalarıyla çeşitli ilişkiler kurmak durumundayız. Kendimizi bütün insanlara doğru ve etkili anlatmayı çarçabuk kavramak durumundayız. Özel yaşamlarımızdan arkadaşlık ilişkilerine dek bu böyledir.

Ve insan aynı zamanda çalışma hayatında yer almak zorunda.. Burada da elbet kendini anlatma zorunluluğu var. Üstelik buradaki anlatımlar daha bir etkili ve karşıdaki muhataplarımızın karar mekanizmalarını bizden yana çalıştırma yeteneğinde olmalı. Çalışma hayatı da kendimizi etkili anlatmayı temel koşullardan bir yapmış durumdadır.

Sonuçta şunu bilmeli ve ona göre bundan sonrasını düşünmeliyiz: Gelişen iletişim ve kolay – çok yoğun bilgi akışı artık biz insanları bugün ‘çok çabuk algılanan’ şeylere düşkün hale getirmiştir. Öyleyse bireysel ve ticari bütün sözlerimizi kısa ve etkili formata dönüştürmek zorundayız. Bu da şu demek olur: Şiirler kapınızı yine ve daha şiddetli çalmakta!

En somut ve kristalize edilmiş ifadelerin kaynağı ve okulu güzel şiirlerdir.

 

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER!

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Üzüldüm Üzüldüm
1
Üzüldüm
Yok artık Yok artık
0
Yok artık
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
0
Sesli Güldüm
Helal olsun Helal olsun
0
Helal olsun
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Beğendim Beğendim
7
Beğendim

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Kargamel.com'a Hoşgeldiniz.

Hesabınız yok mu? Şimdi kayıt olun.
Kayıt Ol

Şifre sıfırla

Şifrenizi buradan sıfırlayabilirsiniz.

Geri Dön
Giriş Yap

Kayıt Ol

Kargamel'e Katılın!

Geri Dön
Giriş Yap
Gönder Gelsin
Kişilik Testi
Kişilik ortaya çıkaran sorular dizisi
Bilgi Testi
Bilgi veya kültür ölçen sorular
Düz Yazı
Görseller ile süslenmiş makaleler
Liste
Klasik Düz Listeler
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Caps
Caps yarat