Vaveyla!


Hava soğuk.. Karanlık bir sokakta hafif yağmur çiseliyor ve kaldırımlar kaygan. Bir evsizin istemeyeceği belkide ilk ortam. Soğuk ve ıslak. Önümde ki çöpün hemen yanında duran sarımtırak kedi bile mutsuz bir şekilde başı öne eğik düşünüyor. İlk defa karşıma bir dilenci çıkmıyor. Mutlu mu olmalıyım yoksa mutsuz mu bu durumda bilemiyorum. Yürüdükçe üşüdüğümü farkediyor ve sıcak bir ortam hayali ile beynimi avutuyorum. Beynim yemiyor bu durumu ve daha da üşümemi istercesine veriyor içeriye emirlerini. Titremeye başlıyorum. Yürürken yanlarından geçtiğim evlerde ki ortamlara bakarak hayal ediyorum onların yerinde olmayı . Ailesiyle kahkaha atarak konuşanda var , sakin bir şekilde açık olan televizyona amaçsızca bakanda. Olsun ama hepsinin sıcak bir ortamı var ve benim için şuanda içinde matem olan bir ev bile hayal etmesi güzel bir obje. Eve henüz 20 25 dakikalık bir mesafem var ve cebimde ki parayı minibüs yerine ekmek almaya kullanmayı düşünecek kadarda  bir zekam. Ancak hasta olursam daha da kötü olacağından şuanda övünmüyorum onunla. Köşede bekleyedursun. Gerektiğinde  iltifatı mı söyleyebiliyorum kendisine.

Küçükken babam eve her geldiğinde iç cebinde ki çikolata için tarifi imkansız bir heyecanla atlardım boynuna. Abim pek sallamazdı bu durumu. Belkide yaşı tam ergenliğe erişitiğinden kendine layık görmezdi bu olayı. Ama babam kesinlikle atlamazdı onu ve gelip koyardı elinin dibine çikolatasını, eklerdi: ‘Al bakalım buda senin.’ Bu durumun kıymetini bilemeyen bir abim vardı o anlar benim için, kendi yediğim çikolataya bakmadan gözüm hep onunkini keserdi. Acaba yemezmiydi ki? Sormayada korkuyordum çünkü abim sürekli bağırıyordu. En son çikolatasını yiyip yemediğini sorduğumda alıp çöpe atmıştı direkt ‘Al hadi şimdi ye.’ diyerek. O an moralim bozuk yatağıma geçerdim ama herkes uyuduğunda elime bir poşet geçirir alırdım çikolatayı o çöpten. Annem artık yemekleri ya da çayı oraya dökmedğinde çok kolay oluyordu bu. Ama diğer şekilde paketin kokusu azıcık midemi bulandırmaya yetiyordu. Kendi içimde bir gurur duyardım ‘Ehe nasıl yedim ama iki tane çikolatayı ‘ diyerek ve mutlu olmama yetiyordu bu durum.

Yine günlerden bir haftasonu. Ertesi gün okul var ve banyomu  yapmış uzanıyorum pijamadan bozma eşofmanımla en ufak kanepemizde , herkes bir köşede. Bir ara abim içeri gidiyor. Ondan yarım saat sonra annemin mutfağa giderken ki durumu gözlerimde ve ince bir ağlayışın ardından gelen vaveyla! Küçüğüm daha . Görmemem gereken belki de herşey o masada. Abimin kanlı yüzü ve çalıştığı ders kitapları arasında kalmış kalemim. Babam soğuk suratı ile panik halinde atlıyor abimin üzerine , annem ağlıyor ben ise ağzımı açamayacak kadar donuğum. Sonrasında hiç birşey hatırlamıyorum.

Hava soğuk.. Yeşil bir bezde feryat figan kumların içine bırakıyorlar abimi. Henüz daha konuşabilmiş değilim. Küçüğüm. Elimi tutan kadın halam sanırım. Yıllardır babamla konuşmayan halam. Kafasında garip bir şapkası olan pelerinli bir adam elleri açık birşeyler söylüyor abime bakarak. Annem ağlamasa keşke, babamda ağlamasın. Herkes ağlamasın ama ağlıyorlar. Abime bakarak ağlıyorlar. Yıllardır süregelen bir durummuş abimin ki. Kimse farkedememiş onun iç isyanlarını. Suküt içinde bir isyanmış içinde yaşadıkları. Bir sürü hap içmiş kan kusmuş diyorlar . Annem babama bağırıyor o ise sessiz sessiz ağlıyor. Üzerinden bir ay geçmeden abimin yanına hemen hemen aynı kalabalık ile bir kez daha geliyoruz. Yine o kafasında garip şapkası olan adam var. Yine herkes ağlıyor yine herkeste bir telaş. Ancak bu kez biri ağlamıyor, Annem. Abimin hemen ötesine onu da koyuyorlar.Üzerine toprak atmadan önce  yağmur dolduruyor açılan çukurları ve onuda koyuyolar toprağın içine. Üşümez diyor halam, beni bekliyormuş orda. Ona gidecekmişim bende. Hep beni izleyecekmiş biliyor musunuz?

Bir müddet bütün akrabalarda kalıyorum . Babam gelip gidiyor arada yanıma ama artık sarhoş geliyor. Eskiden cebinden çikolatayı eksik etmeyen babam artık çok geç ve sarhoş geliyor. Bir gece gelmiyor, öteki gecede öteki, öteki.. Halam eniştem ile konuşurken duyuyorum, kaçmış diyorlar babama, borçları için kaçmış. İnanmıyorum önce ama gelmedikçe umudum tükeniyor. Artık yaşım ile olgunluğum tam tersi durumda. Fazlalık olduğumu ilk o an farkediyorum. Cebimde cenazede herkesin vermeye çalıştığı kağıt paralar var. Sanırım buradan gitme vaktim geldi. Henüz küçüğüm yaşım 6.

Hava soğuk.. Aldığım ekmeği ısırarak mutlu ediyorum midemi. Suyumda var küflenmiş peynirimde . Ev dediğime bakmayın ama mutluyum bu köpek kulübesinden bozma yerimde. Kimsem yok ve gamsızım. Belki babam gelir umudunda ve 26 yaşındayım. Sarılıyorum ıslak battaniyeme ,kapatıyorum gözlerimi, kulağımda rüzgarın o keskin nidası ve her gün aklımda ki o annemin ince vaveylası..

Hava soğuk..Hemde çok soğuk..

 

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER!

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Yok artık Yok artık
0
Yok artık
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
1
Sesli Güldüm
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Beğendim Beğendim
7
Beğendim
Helal Olsun Helal Olsun
0
Helal Olsun

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gönder Gelsin
Kişilik Testi
Kişilik ortaya çıkaran sorular dizisi
Bilgi Testi
Bilgi veya kültür ölçen sorular
Oylama
Karar ya da görüş belirle
Makale
Görseller ile süslenmiş makaleler
Listeler
Numaralandırılmış halde yazılan liste içerikleri
Oylanabilir Liste
En iyi seçeneğe karar vermek için oylanabilen liste
Sosyal medyada bizi takip ederek destek olabilirsin!