Yaşam nedir? Ölmek, gerçekten ölmek midir?

Sizin için yaşam veya yaşamak nedir? Peki ya canlı ne demektir? Canlılığı ayırt etmek için ortaya koyduğumuz esnek sınırların bile virüsler gibi spesifik bir forma odaklanıldığında sarsıntıya uğraması, şimdi konuşacağımız konuyla hâyli âlâkalı. O halde başlayalım!


Hemen burada bir parantez açıp merakınızı önceden giderelim; virüsler özellikle çevreden bağımsız şekilde üreyemedikleri için canlı formu olarak anılma konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Zehir olduklarından tutun biyolojik kimyasal olduklarına kadar hayli geniş bir çerçevede tartışmalar süregelirken, biz konumuza dönelim.

Yaşamın Özü

Gezegenimizde var olan bütün canlılar, hücrelerin bir araya gelmesiyle bir bütün olarak yaşam sürmektedir. Protein üzerine kurulu hücreler tek başlarına bizim için aslen hiçbir anlam da ifade etmiyorlar. Fakat iş yaşamı değerlendirmeye gelince, hücreler ilk başta dışarıdan izole olmalarıyla, sağlıklı olmak üzere kendisini bir rutin üzerinde dengeli düzen içerisinde tutmakla, büyüyüp gelişmek ve bunun için bir şeyler yutmayı başarmakla, hatta dış etkenlere tepki gösterip evrim geçirmekle, bize canlılığa dair ipuçları veriyor. Bitti mi? Hayır. Bir de kendisini çoğaltabiliyor. Fakat burada şaşırtıcı olan, hücreyi oluşturan şeylerin aslında yaşayan faktörler olmamasıdır. Sürekli bir kimyasal döngü ve tetikleme içerisinde devinen eylemler, bize canlılık olarak geri dönüyor.


Yaşam, ölüme bir tepkidir

Evet, şunu anladık ki yaşayan her canlı ölüyor ve daha garibi, yaşam dediğimiz şeyi oluşturan her şey aslında cansızlıktan öte geliyor. Biz bu cansızların tepkimelerinin sonucuna yaşam diyoruz. Yaşamın temel amacı, doğa genelinde üremek iken, yaşamın aslında ölüme tepki olduğunu, üreyerek ölümün yok edici etkisini pozitivize ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. DNA'larımızı gelecek nesle aktarıyoruz ve biz yok olsak da, onlar yaşamaya devam ediyor ve bu döngü sürüp gidiyor. İşte, yaşam bu!

Fakat, DNA yaşam mıdır? Hayır. Virüslere tekrar dönelim. Virüsler de DNA ve RNA dizilerinden oluşuyorlar. Fakat en başta da belirttiğimiz gibi, onların canlılığı dahi hâlâ  bugün bile tartışılanlar arasında. Çünkü en başta hücreleri yönlendirme özelliğine sahip olmaları gereğiyle, bir hücreye ihtiyaç duyarlar. Dünya üzerinde 210 milyon metreküp virüs olduğunu düşünürsek, adını koymak fena olmayacak gibi duruyor.


Peki gerçekten yaşam nedir?

Bu sorunun cevabını maalesef kolay almayacağız. Yapay zekaları sanal ortama taşımak ve orada hayal ettiğimiz hale getirmek üzere başlattığımız projeler dahi başarıyla güçlenmeye devam ediyor. Şimdiden ortaya konulan örnekler dahi göz kamaştırıcı. Aynı şekilde robot teknolojileri de mükemmel derecede gelişmiş durumda. (Gönderi hemen burada.) Onlar da bizim gibi olmak üzereler. Dünyamızdaki her canlının özünde de evrendeki temel maddelerin bulunduğunu hatırlayıp, o maddelerin de cansız olduğunu düşününce, ardından gelen bu robotların daha da karmaşıklaştırdığı bu konuda canlılığın ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu hissedebildiniz mi? Biz dahi cansız detaylardan meydana geldik, robotlara canlı dememize engel olacak olan nedir? Elbette engel olacak cevapları biliyorsunuz, burada amaç yalnızca canlılık tanımının aslında sandığınız kadar net bir duvarla çevrili olmadığını anlatmak.

Peki ölüm nedir? Gerçekten ölüyor muyuz?

Bugün özümüzün evrendeki maddelerden ibaret olduğunu biliyoruz. Cansız maddelerden oluşup bazı yetenekler kazandığımız için kendimize canlı dediğimiz bu senaryoda, eğer cansızlık olasılığını kabul edersek, o halde ölümü de bir hiç olarak görebilir miydik? Zaten yaşamıyor isek, ölmek ne anlam ifade edebilir? Toprağa karışıp doğal sürecin bir parçası olmaya devam ederek çözündüğümüz senaryoda hormonlarımızın yokluğunda hiçbir şey hissetmeyecek ve hatırlamayacağız, o halde bu ölmeyeceğimiz anlamına mı geliyor?


İşte cevap;

Cevap, cevabın olmamasıdır. Tüm bunlar sizin sorgulamanız için yazıldı ve net bir cevap yok. Yaşam, anladığınız şeydir. Ölüm ise anladığınız o şeyin sona ermesi. Bu yazıyla bilim dünyasının yaşadığı karmaşayı ve bizim cansız maddelerden oluşan, "canlı" dediğimiz formlar olduğumuzu hatırladınız. O halde, siz ne düşünüyorsunuz?


BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER!

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Yok artık Yok artık
0
Yok artık
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
1
Sesli Güldüm
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Helal Olsun Helal Olsun
0
Helal Olsun
Eyüp C.

Uzay ve gök bilimi sevdalısı, bilime aşık, programlamada ve gelişen teknolojiyi takip etmekte hâyli istekli, yazmayı ve okumayı çok seven bir insan.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gönder Gelsin
Kişilik Testi
Kişilik ortaya çıkaran sorular dizisi
Bilgi Testi
Bilgi veya kültür ölçen sorular
Oylama
Karar ya da görüş belirle
Makale
Görseller ile süslenmiş makaleler
Listeler
Numaralandırılmış halde yazılan liste içerikleri
Oylanabilir Liste
En iyi seçeneğe karar vermek için oylanabilen liste
Sosyal medyada bizi takip ederek destek olabilirsin!