Düşünmeye Değer Bir Soru: Neden Yalnızca İnsanlar Gülüyor?


Evrimsel sürecin sonunda geldiğimiz noktada neredeyse her özelliğimizi farklı canlılarla ilişkilendirebiliyoruz. Nefes almaktan tutun üzgün hissetmeye, ölüme karşın yaşam sevdasından tutun üreme isteğine, neredeyse her duygumuz ve hareketimiz diğer canlılarla ilişkilendirilebiliyor ve net bir bağlantı kurabiliyoruz. Ancak iş gülmeye gelince, işler bu kadar da kolay bir izanı takip etmiyor açıkçası.

Öncelikle konunun bir yerde dilin evrimine ve kullandığımız dillere değineceğini bilmemiz gerek. Mesela, dalga geçer bir tavırla “hıııııı” dediğinizi düşünün, “hıı, tabi tabi” anlamı çıkıyor. Diğer dillerde biraz daha farklı kelimelerle söylense de, işin özünde tek veya çift heceli bir kelime ve uzatma, aynı zamanda yüzde buna eşlik eden hafif çapraz yukarıya doğru bakıp kafayı sallamak yatıyor. Örneğin İngilizler bunu “ov.. yeah yeah.. anyway..” şeklinde yapıyorlar. Ancak bunu bize kim öğretti? Bunu nasıl evrensel bir şekilde anlaşılır hale getirdik?

Gülmek, beynin bir hatası olabilir mi?

Çözüme bir türlü kavuşturulamayan “gülmek” olayı, birçok farklı bilimsel görüşe de sebep olmuş durumda. Bir teori olacak kadar net verilerle desteklenememiş ve yine bir teori gibi hipotezleri test edilememiş bu görüşlerden birisine göre, gülmek aslında bir beyin hatası.

Örneğin karmaşık bir espriyi düşünün. Anlamlandırmak üzere beyniniz enerji harcıyor. Anladığınız anda aniden gülmeye başlıyorsunuz. Espriler genelde zeki insanların yaptığı, karşıdakini düşünmeye itip daha önce pek de düşünülmemiş konular üzerinde pek de düşünülmeyen bir bakış açısı veya kelime ile dillenen bir dil aracıdır. İşte bu noktada bazı bilim insanları, bunu bir beyin hatası olarak görüp bu şok edici olmayan ancak beynin bilinç düzeyi için şok edici gelip beyni kısa süreliğine felç eden durumun gülmeye sebep olduğunu düşünüyor.

Peki ya gülmek aslında sohbete katıldığının bildirisiyse?

“Nasıl ya?” dediniz gibi geldi. Gerçekten de, nasıl yahu? Şöyle ki, sosyal beyin hipotezine göre insanlar tek başlarına yaşamak, avlanmak, üremek gibi bir evrimsel hizada bugünlere gelmedi. Özellikle maymunlar üzerinde yapılan gözlemlerle daha net anlaşılan duruma göre bizler sosyal canlılarız. Bize çok benzeyen diğer canlılarda da durum bu şekilde. İşte bu noktada bizler iletişim kurma aygıtı olarak dil organını kullanarak kültürümüzün öngördüğü dilleri yaratmışız.

Sosyal varlıklar olmamızın neticesinde birden fazla grup üyesinin dahil olduğu konuşmalar sık sık karşılaştığımız şeylerdir. İşte böyle anlarda grup içinde herkes aynı anda konuşamadığı için gülmenin aslında konuşmaya dahil olduğunu belirten bir tepki olarak ortaya çıkmış olabileceğini düşünen bilim insanları var. Buna göre aslında “ben de bu sohbetteyim, sizleri dinliyorum, anlattığınız hoşuma gitti” demek için gülmüş oluyoruz.

Gülmek bir rahatlama aracı mı?

Tüm bunların yanında, gülme anında damarlarda çalkalanan kanın, bize fayda getirdiği için bunu keşfettiğimiz ve buna yöneldiğimiz görüşü de bulunmakta. Peki bu nasıl oluyor? Şöyle ki, anlatılan detaylar hiçbir şeyin kötü olmadığına işaret ediyorsa, hıçkırık gibi anlık kasılmalara benzeyen gülmek veya kasılmak eylemini harekete geçiriyoruz. Bu daha sonra bizde bir alışkanlık ve geri bildirim özelliği halini alıyor. Bildiğiniz üzere espriler kötü anlarda yapılmazlar. Genellikle her şeyin yolunda olduğu anlarda yapılırlar. İşte bu yüzden bir bağlantı kurabilen bilim insanları, hâlâ bu bağlantının detaylarını bulabilmiş değil. Hepsi yalnızca birkaç görüşten ve ufak verilerden ibaret.

Kafamız karıştığında gülmeye başlıyoruz

Hepimiz zaman zaman küçük bir aptal gibi hissetmişizdir. Bazen başkasının ufak tefek tatlı aptallıklarını da hissettiğimiz olur. Örneğin bir kedinin şapşalca hareketlerinin akabinde durduğu sehpadan düşmesi, bunun neticesinde zarar da görmemiş olması bizde kahkahaya sebep olabiliyor. Bu kedinin aptallığıydı. Bir de bizde olan örnekleri var. Mesela eve vardığınızda basamağa takılıyorsunuz, kendinizi doğrultmuşken tekrar oluyor ve birden kendinize gülmeye başlıyorsunuz. Tekrarlayan bu kafa karışıklığı ve hata eylemi gülücüklere dönüşüyor. Aynı şekilde yanınızdakiler de benzer şeyleri hissediyorlar.

İşte sosyal bir beyne sahip insanın geliştirdiği ve gizemi çözülemeyen gülmek, bu denli karmaşık olunca ortaya atılan fikirler de yine bu şekilde ilginç ve karmaşık oluyor. Neden güldüğümüzü ise tam anlamıyla hala bilemiyoruz.

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER!

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Yok artık Yok artık
0
Yok artık
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
0
Sesli Güldüm
Helal olsun Helal olsun
0
Helal olsun
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Beğendim Beğendim
1
Beğendim

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Kargamel.com'a Hoşgeldiniz.

Hesabınız yok mu? Şimdi kayıt olun.
Kayıt Ol

Şifre sıfırla

Şifrenizi buradan sıfırlayabilirsiniz.

Hesabınız Var mı?
Giriş Yap

Kayıt Ol

Kargamel'e Katılın!

Hesabınız Var mı?
Giriş Yap
Gönder Gelsin
Kişilik Testi
Kişilik ortaya çıkaran sorular dizisi
Bilgi Testi
Bilgi veya kültür ölçen sorular
Düz Yazı
Görseller ile süslenmiş makaleler
Liste
Klasik Düz Listeler
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Caps
Caps yarat