Kızıl Gezegen Mars’ta Yaşam Mümkün mü?


Hızla artan dünya artan nüfusu, savaş endüstrisi, sanayi atıkları ve kaynaklarımız artık yetmemesi insan türünün tehlikeye girdiğini göstermekte. Öte yandan kendi galaksimizin kaprislerine karşı inanılmaz derecede savunmasızız, bir tek büyük bir asteroit bizi sonsuza dek yok edebilir. Hayatta kalmak için gezegenimizin ötesine ulaşmak zorundayız. Mars’ta yaşam da bu seçeneklerdeb biri. İnsanların başarıyla yaptığı her şey bir anda tamamen silinseydi, nasıl bir felaket olurdu düşünün. Mars’a gitmemizi gerektiren diğer sebep ise, keşfetmek bizim genlerimizde var.

İki gezegene yayılmanın türü devamlılığı açısından gerekli olduğunu savunan bilim insanları için ümitlerle dolu olan Mars, artık sadece bir hayal olmaktan öte. Son dönemde izleyiciyle buluşan ‘Yerçekimi’, ‘Yıldızlararası’ ve ‘Marslı’ gibi popüler yapımların konusu ‘Mars yolcuğu’ artık bir bilimkurgu filmi senaryosu değil.

Mars’taki donmuş haldeki su, buzul kütlelerden ve donmuş nehir yataklarından temin edilecek. Oksijen de elektrik enerjisi sudan geçirilerek üretilecek ve böylece tarım da yapılabilecek. Güneşten yayılan radyasyon sorunu için başlangıçta koruyucu kıyafetler giyilecek fakat ileriki yıllarda DNA’da yapılabilecek değişikliklerle belki de Mars’ın tabiatına uyum sağlayabilecek insanlar olacak veya çeşitli teknolojik kaynaklar kullanılarak Mars’ın iklimi değiştirilecek.


Mars One Projesi

NASA yıllardır uzay keşifleri yapıyor. Sağlanan verilerin uygulamaya geçirileceği 2011 yılında başlatılan “Mars One” projesi ile 2024’ten itibaren Mars’a gideceklere eğitim verilecek. Tahminen 2032 yılında Kızıl Gezegen’e insanlı roketler gönderilecek. Sağlıklı her insan gidebileceği bu yolculuk 8 ay sürecek. Her an kum fırtınaları oluşan, ortalama sıcaklığı -55 derecelerde seyreden, tüm atmosferi zehirli karbondioksit gazından meydana gelen Mars, kademeli olarak kolonileştirilecek. Elon Musk ve şirketi SpaceX’in geliştirdiği tekrar kullanılabilir özellikli Falcon roketleri de bu yolculuğun kilidi olacak. İnsanoğlunun uzaya çıkmasına olanak sağlayabilen diğer roketlerin fiyatı 250 milyon doları buluyor ve sadece bir kez kullanılabiliyor.


Geçmişte Mars’a ABD, Ruslar, Avrupalılar, Japonlar, Çinliler ve Hintliler 44 roket fırlattı ve bunların büyük bir çoğunluğu ya hedefi ıskaladı ya da parçalandı. Mars görevlerinin sadece üçte biri başarılı oldu. Şu anda oraya bir şekilde gidebilecek yeterli büyüklükte bir roketimiz yok. Eskiden böyle bir roket vardı- Saturn V- ve birkaç tane Saturn V bizi oraya götürebilirdi. İnsanların şimdiye kadar yaptığı çok büyüleyici bir makineydi ve bizi Ay’a götüren roketti. Ama 1973’te son Saturn V Skylab uzay istasyonunu açmak için kullanıldı. Ay’a iniş yaptıktan sonra Mars’a devam etmek yerine, mekik dediğimiz şeyler yapmaya karar verdik. Şu an sahip olduğumuz en büyük roket bizi Mars’a götürmeye yetecek büyüklüğün yarısı kadar. Yani Mars’a ulaşmak kolay olmayacak ve bu gerçekten ilginç bir soruyu gündeme getiriyor. Ne kadar zaman sonra ilk insan gerçekten oraya inecek? Bazı uzmanlar 2050’ye kadar oraya ulaşabilir miyiz diye düşünüyorlar; bu oldukça iyi bir başarı olurdu. Bu günlerde NASA’nın 2040’a kadar Mars’a ulaşacağımızı varsaydığı görülüyor. Tesla Motors ve SpaceX’in CEO’su Elon Musk’a göre 2027’de Mars’a iniş yapacağız.

Peki orada gerçekten yaşayabilir miyiz?

Önce kızıl gezegeni biraz daha iyi tanıyalım. Mars bizim kardeş gezegenimiz değil. Dünya’nın boyutunun yarısından daha küçük, durum böyleyken daha küçük olmasına rağmen üzerinde durabileceğiniz Mars’ın yüzey alanı Dünya’nınkine eşit, çünkü Dünya’nın çoğu sularla kaplı. Mars’ın atmosferi gerçekten çok ince, Dünya’dan 100 kat daha ince ve nefes almaya elverişli değil, %96 oranında karbondioksit var ve çok soğuk. Sıcaklık değişikliği çok fazla, ortalama sıcaklık ise eksi 81 derece civarında. Mars’ta bir gün hemen hemen Dünya’daki bir gün artı 39 dakikaya eşit. Mars’taki mevsimler ve yıllar Dünya’dakinin iki katı kadar uzunlukta. Mars’ta Dünya’dan daha az yerçekimi var. Mars tam olarak Dünya gibi değil ama şimdiye kadar tüm güneş sistemindeki en yaşanabilir yer. Ancak Mars çok uzakta, Ay’ın uzaklığından binlerce kat daha uzakta. Ay bizden 250 bin mil uzaklıkta ve oraya ulaşmak Apollo astronotlarının üç gününü aldı. Mars ise 250 milyon mil uzaklıkta ve ulaşmamız 8 ayımızı yani 240 günümüzü alacak. Sadece 2 yılda bir Mars ve Dünya’nın hizalandığı anda fırlatılan roketin kat edeceği mesafe en kısa olabilecek.
“Mars’ta Nasıl Yaşarız?” kitabının yazarı Stephen Petranek de bu konunun meraklılarından. Mars’da yerleşimin aşamaları Petranek‘e göre birkaç etaptan oluşacak.

İlk etapta bir başlangıç üssünde 10 ile birkaç 100 kişi arasında değişen bir insan grubu olacak. İnsanların çok zor hava şartlarında hayatta kalmayı öğrendiği; ABD, Rusya, İngiltere ve diğer ülkelerin Antarktika’da inşa ettiği küçük kasabalardan ilham alınarak küçük kasabalar kurulacak.
Dünya’da yaşamamız için gerekenler yemek, su, barınak ve kıyafet. Mars’ta yaşamanız için gerekenler ise bunların hepsi, artı oksijen.

İlk olarak bu listedeki en önemli şey olan su bütün hayatın temeli. Fakat yaşamak için Dünya’dan Mars’a su taşımak çok fazla ağır olur, orda yaşamaya çalışacaksak su bulmak zorundayız. Mars’a bakarsanız sanki bütün gezegen bir çölmüş gibi kuru görünüyor, ancak öyle olmadığı sonunda anlaşıldı. Yalnızca Mars’taki toprak %60’a kadar su içeriyor. Mars’ın etrafında uçan birkaç uydu gösterdi ki Mars’taki birçok kraterin içinde buzlu su tabakaları var ve Mars, koloni kurmak için kötü bir yer değil.

Uydu görüntüleri Mars’ta buzulların yanı sıra büyük miktarda yer altı su kaynağı olduğunu gösteriyor. Aslında Mars’ın kutuplarındaki buzlu sular erimiş olsa, gezegenin büyük bölümü dokuz metre suyun altında kalırdı. Yani orada çok su var ancak bunun çoğu buz, çoğu yer altında ve suya ulaşmak için çok fazla enerji, insan gücü gerekiyor.
Mars’ın atmosferi genellikle %100 nemli. MIT’den Michael Hecht adında bir bilimci Moxie (Mars OXygen In situ resource utilization Experiment) adında bir makine geliştirdi. Bu makine bir ters yakıt hücresi, esasen Mars’ın atmosferini emip oksijen çıkarıyor. Mars atmosferinin %96’sını oluşturan karbondioksit, temelde %78 oksijendir. NASA’nın 2020’de Mars’a göndereceği sonraki büyük aracın içinde bu cihazlardan biri olacak. Bir kişiyi süresiz hayatta tutmak için yeterli oksijeni üretebilecek. Daha sonra yiyeceğe ihtiyacımız olacak. Besin yetiştirmek için suda yetiştirme işlemini kullanacağız ama su Mars’ın yüzeyine çıkmadığı sürece besinimizin %15 – %20’den fazlasını orada yetiştiremeyiz.

Barınak ihtiyacımızı ilk olarak şişme, basınçlı yapıları veya iniş araçlarını kullanarak karşılayabiliriz ama bu sadece gündüz işe yarar. Mars’ta çok fazla güneş radyasyonu ve kozmik ışın radyasyonu olduğundan daha dikkatli olmalıyız.

Mars’taki toprağın genel olarak tuğla yapmak için mükemmel olduğu anlaşıldı. NASA da bu işi çözdü: Tuğlalara biraz polimer plastik katacaklar, mikrodalga fırına atacaklar ve gerçekten kalın yapılar inşa edebileceksiniz. Yer altındaki mağaralarda veya bol bulunan lav tüplerinde yaşamayı da tercih edebiliriz.
Son ihtiyacımız olan kıyafetlere gelince… Dünya’da üzerimize yığılmış, vücudumuza daima yedi kiloluk basınç uygulayan geniş bir atmosfer var ve onu sürekli aksi yönde itiyoruz. Mars’ta ise hemen hemen hiç atmosfer basıncı yok. MIT’den bir bilimci olan Dava Newman’ın yaptığı parlak uzay kıyafeti bizi bir arada tutacak, radyasyonu engelleyecek ve sıcak tutacak.

İkinci etapta Mars’ın güney kutbundaki hava ısısı 4 derece kadar yükselterek Mars, Dünya’ya benzetilmeye çalışılacak. Mars inanılmaz derecede soğuk, çünkü çok ince bir atmosferi var. Çözüm işte burada yatıyor, inanılmaz miktarda donmuş karbondioksitle kaplanmış Mars’ın güney ve kuzey kutupları, karbondioksit buzu. Eğer onları ısıtırsak direkt atmosfere doğru süblimleşecek ve Dünya’da olduğu gibi atmosferi kalınlaştıracak.
Atmosfer kalınlaştıkça, her şey yoluna girecek. Radyasyondan daha çok korunacağız, daha çok atmosfer bizi ısıtacak, gezegeni ısıtacak. Böylece akarsuya sahip olacağız, bu da ekip biçmeyi mümkün kılacak. Sonra daha fazla su buharı havaya karışacak, sera gazını oluşturan bir diğer güçlü etmen. Mars’a yağmur ve kar yağacak. Kalın atmosfer yeterli basınç oluşturacak, böylece uzay giysilerini çıkartabileceğiz. Hayatta kalabilmek için yalnızca iki kilogram civarı bir basınç gerekiyor.

Atmosferi nefes alınabilir yapma hakkında hala karmaşık bir sorunumuz olacaktır ve açıkçası başarmamız bin yıl alacak.Bunu yapabilmenin birkaç yolu var. En tercih edilen ama en pahalı yolu 241 kilometre uzunluğunda çok çok büyük bir güneş yelkeni inşa etmek ve onu odaklamak, yani Mars’ın dışında sabit bir şekilde yörüngeye oturtarak ve güneşten gelen ışınları yakalayıp bir ayna görevi görerek güney kutbuna yansıtmasını sağlamak. Güney kutbunda çok fazla donmuş karbondioksit bulunuyor. Mars’ın yüzey sıcaklığı -80 derece. Karbondioksitin donma noktasının birkaç derece altında, çok az donmuş durumda. Oraya az bir güneş ışığı gelse bile o karbondioksiti eritecek ısıya erişmiş olursunuz. Gezegen dönerken, bütün karbondioksit buzunu ısıtacak, süblimleştirecek ve atmosfere karışacak. Karbondioksit, kuru buz dediğimiz donuk halinden bir tür sıvıya dönmüyor, anında gaza dönüşüyor ve o gaz atmosfere karışınca Mars’ın atmosferi şu an olduğundan %30-40 daha kalınlaşacak. Bu olduğunda gezegendeki tüm güneş ışınları, gezegeni ısıtacak. Böylece güneş ışınlarını yakalamış olacağız. CO2 çok güçlü bir sera gazıdır, eğer o ısıyı verebilirsek Mars’ın sıcaklığının artmaya başlaması aslında çok uzun sürmeyecek; muhtemelen 20 yıldan daha az…

Şu anda, Mars ekvatorunda mükemmel bir günde, yazın ortasında, sıcaklıklar 70 dereceye ulaşabiliyor ancak daha sonra geceleri -100 dereceye düşüyor. Olası senaryo kontrolden çıkan sera etkisi: Mars’taki eriyen buzulları, özellikle de yerdeki buzulları görmemize yetecek kadar sıcaklık artışı.
Sıcaklık problemini çözünce de Mars’ın yüzeyinde akarsu elde ediyorsunuz, özellikle aynı Dünya’da olduğu gibi daha sıcak olan ekvator çevresinde. Akarsuyunuz olunca ürün yetiştirmeye başlayabilirsiniz. Bunun sonucunda Mars kendine yetebilen bir gezegene ve bir medeniyete dönüşebilir. 50 yılın sonunda Mars’ta ortalama 50.000 kişi yaşadığında, gezegeni ısıtmaya başladığınızda Mars üzerinde yaşayan insanlar için yeterli yiyecek sağlayabiliyor olmalı.

Birkaç yüzyıl sürecek üçüncü etapta, atmosfer yeteri kadar kalınlaşacağı için insanlar güneşin radyasyonundan korkmadan dışarı çıkabilecekler. Kozmik ışınlardan gelecek radyasyondan da dikkatli olmaları gerekse de, fazla endişelenmelerine gerek olmayacak. İnsanların nefes alabilmeleri için Mars’ın atmosferi değiştirmeye başlanacak. Soğuk ortamlara daha kolay uyum sağlamaları ve nefes aldıkları gazın farklı oldukları bir ortama uyum sağlamaları için insanları da değiştirmeye başlayabilirler. Belki ilk 20-30 yıl içinde etrafta koşturan Marslı çocuklar göreceksiniz. Ama Mars’ın atmosferinin nefes alınabilir hale dönüşmesi birkaç yüzyıl hatta bin yıl kadar sürecek. İnsanların doğal olarak ne kadar hızlı evrimleştiğini bilmiyoruz ama genetikleriyle oynadığımızda insanların çok hızlı evrimleştiğini biliyoruz. Ortalama 100 yıl kadar kısa bir sürede Mars’ta yaşayan, Dünya’nın oksijeniyle nefes alamayan insanlar yaratabiliriz. Dünya üzerinde yaşayamayan, ordayken özel kıyafetler giymesi gereken, hatta belki Mars’ta alıştıkları özel hava karışımıyla nefes alabilmek için özel bir kask takması gereken insanlar…”

Mars’ta yaşam ve günlük hayat Dünya’dakinin aynısı olacak. Belki sonra Dünya’nın sonunu getirdiğimiz gibi Mars’ın da sonunu getireceğiz. Sonra Dünya’ya bakacağız ve Mars’ta hayatta kalmaya çalışırken, Dünya’nın aslında ne kadar değerli olduğunun farkına varacağız.

Ancak bu projeyi değerli kılan bizi bir uzay gezgini bir tür yapabilme umudu. Böylece Dünya’da ne olursa olsun insanlar hayatta kalabilir ve asla türümüzün son örneği olmayabiliriz.

Projeye Karşıt Görüşler

Projenin ayrıntılarını inceleyen Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, Mars One projesinde bugünkü teknolojileri kullanarak insanların hayatta kalmasını sağlamanın mümkün olmadığını söylüyor.
Mars One projesinde insanların ihtiyacı olan besinlerin Mars yüzeyinde yetiştirilmesi planlanıyor. Fakat bitkilerin ürettiği oksijen, ortamdaki oksijen seviyesinin kontrolsüz bir şekilde artmasına neden olabilir. Bu sebeple fazla oksijeni ortamdan uzaklaştıran bir sistemin kullanılması gerekiyor; ancak bu tür sistemler henüz uzay koşullarında test edilmedi. Ayrıca olası bir arıza durumunda destek sistemlerin Mars’a ulaşması birkaç hafta sürebileceğinden, insanlı bir Mars görevinde karşılaşılabilecek en önemli sorun tüm sistemlerin her zaman çalışır durumda olmasını sağlamak.

Öte yandan MIT araştırmacıları, insanlardan önce Mars’a gönderilmesi gereken ekipmanların ve daha sonra gönderilecek destek malzemelerinin Mars’a ulaştırılmasının maliyetinin projede hesaplanandan çok daha yüksek olabileceğini düşünüyor.

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER!

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Yok artık Yok artık
2
Yok artık
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
0
Sesli Güldüm
Helal olsun Helal olsun
3
Helal olsun
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Bayıldım Bayıldım
2
Bayıldım
Beğendim Beğendim
5
Beğendim

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Kargamel.com'a Hoşgeldiniz.

Hesabınız yok mu? Şimdi kayıt olun.
Kayıt Ol

Şifre sıfırla

Şifrenizi buradan sıfırlayabilirsiniz.

Geri Dön
Giriş Yap

Kayıt Ol

Kargamel'e Katılın!

Geri Dön
Giriş Yap
Gönder Gelsin
Kişilik Testi
Kişilik ortaya çıkaran sorular dizisi
Bilgi Testi
Bilgi veya kültür ölçen sorular
Düz Yazı
Görseller ile süslenmiş makaleler
Liste
Klasik Düz Listeler
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Caps
Caps yarat