Mark Zuckerberg ve Küçük Değişimler


Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg, nihayet bitiremediği okulunu tamamlamış ve diplomasını da almış oldu. Haberi medyadan hep beraber aldık, izledik. Ama bu olaydan başka hangi sonuçları ve dersleri çıkarabiliriz, bir bakalım istedik.

Mark Zuckerberg diploma töreninde yaptığı konuşmada ünlü bir yazılımcı olduğu kadar, aynı zamanda dünyanın hatırı sayılır servetine sahip genç işadamlarından biri olarak yeni mezunlara ve aslında yaşamaya bir şekilde devam eden her yaştaki insanlara bazı önerilerde bulundu. Bu dünyada bir amaç üretmenin, diğerlerini önemsemenin eşitsizlikle mücadele etmenin ve küresel toplumu güçlendirmenin üzerinde önemle durdu.
Facebook ve onun kurucusu ve ceo’su konumundaki Zuckerberg’in başarısından da okulunu bunca zaman sonra bitirmesinden de ve bu konuşmasından da üzerinde durulacak birçok nokta çıkarabiliriz. Ama özellikle biz belli konular üzerinde duralım istiyoruz.

Dünyada birçok insanın imrenerek baktığına inandığımız 33 yaşındaki bu genç milyarder işadamı zamanında okuduğu Harvard’dan ayrılıyor. Neden? Bir projesi var ve onu gerçekleştirmek için! Ülkenin ve dünyanın seçkin üniversitelerinden birinde eğitim görürken, kafanızdaki bir düş(ünce) için, tam şimdi sırası diyerek, oradan ayrılıyorsunuz. Gidip bütün mesainizi o projeye veriyorsunuz. Ve öyle başarılı bir işe imza atıyorsunuz ki hem bütün dünyayı bir yere topluyor ve hem de böylece daha 33 yaşında dünyanın sayılı milyarderlerinden biri haline geliyorsunuz. Ve 12 yıl sonra ayrıldığınız okulunuza size sunulacak olan ‘onursal doktora’nızı almak üzere dönüyorsunuz.

Kişinin böyle bir özgüveni duyması ve onunla hareket edebilmesi için o güne dek acaba ne yapmış olması gerekir? Nasıl yetiştirilmiş olması gerekir? Ve kendisini bu kararı alıp okuduğu okuldan ayrıldığında ‘Bu çılgınlık!’ diye tepki gösteren yakınları, arkadaşları, tanıdıkları olmuşsa acaba onlara kendisi ne demiş ve nasıl bir tavır göstermiştir?

Şahsen benim düşündüğüm ilk şey şu olmuştu: Okuduğum üniversiteyi bırakıp bir projenin peşine düşeceğim diye çıkıp gelsem annem bana ne derdi acaba? Ve akrabalarım nasıl değerlendirirdi beni? Arkadaşlarımı benimle hangi esprileri yapardı? Bu açıdan da bakalım meseleye.
Zuckerberg söz konusu törende yaptığı konuşmada bir cümle söylemiş. Galiba konunun can alıcı noktası orada öz olarak verilmiş: “Değişim yerel olarak başlıyor. Bizim gibi insanlar için, küresel değişiklikler bile, küçük değişimlerle başlar.”

Cümle dönüp tarihteki büyük başarılara imza atmış nice büyük ve ünlü insanın da hayatını açıklar niteliktedir. Bütün dünya sizi engelleyebilir, size gülebilir, sizi çılgın olmakla yargılayabilir. Siz kararlarınızdan ve düş(ünce) olarak istediklerinizden emin olmalısınız.
Ancak yaşadığımız toplum ve aile yapıları bu tür kişiliklerin oluşumuna pek müsait durumda olmayabilir. Eğitim kurumlarımız bu tür kişilik oluşumlarını teşvik eder durumda da olmayabilir. Ve bütün bunlar birer büyük ve amansız engel olarak karşımıza çıkacak ve bizi engelleme modunda çalışacaktır.

Ne Yapmalı?

Dünyayı ve etrafımızdaki insanları değiştirmek çoğu zaman mümkün olmaz. Ama yine de mümkün olan ve yapılabilecek çok şey var diye bakmak lazımdır. Hadi başlayalım. Bir yazının alabileceği genişlikte konuyu bir de dünyayı ve insanları değiştiremediğimizde kendimizi nasıl değiştirip geliştiririz? Konuya bu açıdan bakarak kendimizce birtakım uygulanabilir, somut ve kolay çözümler üretelim.
Düne göre bugün yaşayan insanlar olarak aslında bu konuda da çok şanslıyız. ‘Dünyanın merkezi neresidir?’ konulu Nasrettin Hoca fıkrasını bilirsiniz. Hoca o soruya ‘Benim olduğum yerdir.’ Diye cevap vermiş. 13. Yüzyıl… Ve hocamız ‘insan’ psikolojisi açısından konuya yaklaşmış ve çok da doğru bir cevap vermiştir. Ancak bugün, sekiz yüzyıllık bir farkla, o cevap daha doğrudur ve üstelik bu doğruluk hepimiz için geçerlidir. Her birimizin elimizin altında dünyanın bütün bilgisi, düşüncesi ve olayları var. Moda söylemle her şey ‘Bir tık ötede!’

Bu olguyu, yani internete her an kolayca erişebilir durumda olmamızı asla az buz bir olay olarak görmemek lazımdır. Daha 20 yıl önceye kadar, sorulan bir soruya cevap bulmak için dakikalarca emek sarf ettiğimizi tekrar bir düşünün! Ve bazen o emek saatlerce, hatta günlerce sürerdi. Ve onca uğraşmadan sonra aradığımız cevabı bulamadığınız da olurdu. Şimdi ise bir tık ile dünyanın bütün bilgisini karşınızda buluyorsunuz. Bu gerçekten de müthiş bir şey!

Öyleyse o meşhur ve çok doğru yaklaşıma bir kere daha ve yeniden odaklanmanın tam sırasıdır: Herkesle aynı şeylere bakmak ama farklı bir şey görebilmek! Bunu bir yetenek olarak kazanabilmek ve doğal bir tavır olarak içselleştirebilmek için de her ulaştığımız bilgi ve düşünceyi, ne derece alışılmış, kanıksanmış ve herkesçe zaten bilinen olarak kabul edilmiş de olsa, yeni ve ilk defa algılar gibi heyecanla ve sorgulayarak edinmek ilkemiz olmalıdır.

Zuckerberg’in konuşmasında geçen o cümleyi bir kere daha mercek altına alalım: “Değişim yerel olarak başlıyor. Bizim gibi insanlar için, küresel değişiklikler bile, küçük değişimlerle başlar.” Günlük rutinlerimizde yapacağımız küçük değişimler bile bizi farklı ve belki de önemli değişimlere ulaştırır. O da bizi büyük başarılara götürür.

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER!

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Yok artık Yok artık
0
Yok artık
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
0
Sesli Güldüm
Helal olsun Helal olsun
1
Helal olsun
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Beğendim Beğendim
1
Beğendim

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Kargamel.com'a Hoşgeldiniz.

Hesabınız yok mu? Şimdi kayıt olun.
Kayıt Ol

Şifre sıfırla

Şifrenizi buradan sıfırlayabilirsiniz.

Geri Dön
Giriş Yap

Kayıt Ol

Kargamel'e Katılın!

Geri Dön
Giriş Yap
Gönder Gelsin
Kişilik Testi
Kişilik ortaya çıkaran sorular dizisi
Bilgi Testi
Bilgi veya kültür ölçen sorular
Düz Yazı
Görseller ile süslenmiş makaleler
Liste
Klasik Düz Listeler
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Caps
Caps yarat