Uyuşturucuyla Nasıl Mücadele Edilmeli?


Yüzyılı aşkın süredir uyuşturucuyla savaşmak adına binbir türlü yol deniyoruz. Geliştirdiğimiz stratejiler, bu amaç uğruna inşa ettiğimiz kurallar ve kanunlar, bunlar için oluşturduğumuz güvenlik teşkilatları, kontrol mekanizmaları ve daha fazlası; hepsinin bir yanlış olduğunu söylesek ne düşünürdünüz?

Hatırlarsanız buradaki yazımızda uyuşturucuların sandığınız gibi bağımlılık yapan maddeler olmadığını, bunun daha önce yapılan yetersiz deneylerin bugünkü yaşantımızla örtüşmesiyle alakalı olduğunu, olumlu düzlemde birden fazla canlı ile aynı anda yapılan deneylerde bağımlılık oluşmadığının kanıtlandığını izah etmiştik. Eğer okumadıysanız, ameliyat olduğunuzda günlerce dışarıda satılan eroinden daha saf ve temiz olan diamorfin almanıza rağmen neden bir bağımlı olmadığınızı öğrenmek üzere okumanızı tavsiye ederiz.

Uyuşturuculara talep azalmadan arzını azaltma savaşı

Uyuşturucuyla savaşmak, küresel ölçekte neredeyse tüm devletlerin destek verdiği ve güçlerini kullandığı bir eylem haline geldi. “Uyuşturucuyu yok edersek, sorunları da yok ederiz” mantığına dayanan bu savaş, bir görmezden gelinen detayın sonucuydu; arz ve talep dengesi.

Bir şeyin talebini azalmadan yalnızca arzını yani piyasa fiyatı ile satılmaya hazır olunan mal miktarını azaltmaya çalışırsanız, bu talebi azaltmayacak, aksine var olan arzın fiyatını katlayacaktır. Daha anlaşılır bir dil ile ifade edelim; uyuşturucuya olan isteği azaltmadan uyuşturucunun üretimini ve satılmasını engellemeye kalkarsanız, bunda başarılı olamayacaksınız, sadece azalttığınız üretim ve satış kaynakları yüzünden fiyatlar fırlayacak ve yine birileri satabilmeye devam edecek. Bu tekniği belki örneğin elma satışlarında uygulayabilirdiniz, ancak uyuşturucuda bu işe yaramaz. Üstelik bunun sonucunda yükselen fiyata rağmen uyuşturucu tüketimi azalmayacak. Çünkü parasına göre değil, hissedilen ihtiyaca göre tüketilmekte. Ayrıca bunun sonucu olarak daha yüksek fiyatlarda satan satıcıların daha fazla kazanması nedeniyle işlerini daha da büyütmesi ve kurumsallaşması sorunu ortaya çıkacaktır. Bu da bulunabilirliği yine arttıracak ve savaşınızı anlamsız kılacaktır. Bu konuda balon etkisini araştırabilirsiniz. Tekneyle uyuşturucu naklini engelleseniz, denizaltıyla yapılacaktır.

ABD, meth üretimini durduramadı

Yukarıda anlatılan senaryonun canlı örneği ABD’de yaşandı. Meth olarak bilinen mavi kristal uyuşturucunun üretimini engellemek adına yapımında kullanılan kimyasalları sıkı denetime tutan ABD, bu yönde harcadığı efora karşın başarı elde edemedi. Çünkü bu yalnızca büyük üreticilerin göze görünen kimyasal satışına darbe vurdu.

Kolombiya, Şubat 12, 2001. Kolombiya polisi tarafından 1500 kg kokain yakalandı.

Bunun sonucunda küçük üreticiler peydah oldu. Breaking Bad dizisinde de benzer senaryo görmektesiniz. Tıpkı bu dizideki gibi gerçek hayatta da karavanda üretimler başladı, küçük üreticilerle var olan talep yine karşılandı. İşleri daha da sıkılaştıran ABD, bu kez de Meksika’nın olaya dahil olmasına sebep oldu. Öyle ki, Meksikalılar bu konuda daha tecrübeli ve kızgındı. Polisle savaşmaktan tutun yüz binlerce insanı katletmeye kadar Cartellerin giriştiği birçok kötü olay oldu, binlerce masum insan yaşamını yitirdi. Üstelik bu kaba dünyadan hakimler ve savcılar dahi etkilendi.

Uyuşturucu Önce Zihinlerde Bitirilmeli

Tüm eforunuza karşın hiçbir şey elde etmiyor değilsiniz. Elbette uyuşturucuyla savaşın %10 – %20 oranlarında sözde başarısı var, ancak bu yalnızca kişiyi uyuşturucuya ulaşmaktan mahrum bırakmak şeklinde seyrediyor. Bu ne demek midir? Uyuşturucuya ulaşamayan insanların daha büyük bir sorun olması demektir. Sadece onlar da değil, uyuşturucuya daha zor ulaşan insanların yaşadığı bunalım ve uyuşturucuyla savaşın akabinde müthiş ölçüde artan uyuşturucu fiyatlarının sonucu olarak insanların kazandığı paraların daha büyük bir kısmını harcaması, işleri daha karanlık hale getiriyor. Üstelik daha zor ulaşan insan, yaşadığı bunalım sonucunda daha büyük bir bağımlı oluyor. Pahalılaşan uyuşturucu yüzünden işini, evini kaybediyor. Yani uyuşturucuyla sadece maddi anlamda yürütülen savaş, uyuşturucunun kendisinden daha büyük bir yıkım oluyor.

İsviçre’de 1980’lerde uygulanan modelde ise, bağımlı insanlar kliniklerde beslenmiş, onlara iş ayarlanmış, ayrıca kontrollü uyuşturucu kullanabilecekleri temiz bir ortam sağlanmıştı. Böylece küçük işlerde çalışıp uyuşturucuyu dert etmeden mutluca yaşıyorlardı. Bu öylesine büyük bir başarı getirdi ki, uyuşturucuyla alakalı tüm suçlar neredeyse %50 – %70 oranında azaldı. Ayrıca uyuşturucu bağımlılığını da yine müthiş ölçüde azaltan bu örnek çeşitli devletler tarafından hala bir yol haritası olarak kullanılmaktadır.

Gördüğünüz üzere, uyuşturucuyla körü körüne savaşmak yalnızca bir hatadır. Sorunu anlamadan kaba kuvvetle üzerine gitmek her zaman olduğu gibi burada da yıkım yaratmaktadır. Umarız bu yazı zihninizi açmıştır.

Son olarak; uyuşturucu kullanmayın, mutluluğu hayatın kendisinde arayın. Unutmayın ki hayat, içinde barındırdığı zorluklar ile anlamlı.

BU İÇERİĞE EMOJİ İLE TEPKİ VER!

Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Yok artık Yok artık
0
Yok artık
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
0
Sesli Güldüm
Helal olsun Helal olsun
2
Helal olsun
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım
Beğendim Beğendim
0
Beğendim

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Kargamel.com'a Hoşgeldiniz.

Hesabınız yok mu? Şimdi kayıt olun.
Kayıt Ol

Şifre sıfırla

Şifrenizi buradan sıfırlayabilirsiniz.

Hesabınız Var mı?
Giriş Yap

Kayıt Ol

Kargamel'e Katılın!

Hesabınız Var mı?
Giriş Yap
Gönder Gelsin
Kişilik Testi
Kişilik ortaya çıkaran sorular dizisi
Bilgi Testi
Bilgi veya kültür ölçen sorular
Düz Yazı
Görseller ile süslenmiş makaleler
Liste
Klasik Düz Listeler
Oylanabilir Liste
Oylanabilir Liste
Caps
Caps yarat